Türkiye'nin En Uzun Okuyan İlleri Belli Oldu! Zirvede Sürpriz Var

TÜİK'in eğitim istatistiklerine göre Türkiye'de muhtemel eğitim süresi 16,8 yıl. Bayburt ve Karabük 18,6 yılla zirvede, Şanlıurfa 13,8 yılla son sırada. Kadınlar erkeklerden daha uzun okuyor.

Türkiye'nin En Uzun Okuyan İlleri Belli Oldu! Zirvede Sürpriz Var
Eğitim / ·Güncelleme:

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), illere göre eğitim sürelerine ilişkin güncel verileri açıkladı. Verilere göre Türkiye'de ilkokula başlayan bir çocuğun en yüksek eğitim seviyesini tamamlayana kadar geçireceği tahmini süre, yani muhtemel eğitim süresi 16,8 yıl olarak hesaplandı. Bu süre bir önceki yıla göre yüzde 2,4 azaldı. Ortaöğretimi tamamlayana kadar geçen muhtemel eğitim süresi ise 11,9 yıl oldu.

Listenin zirvesi ise pek çok kişiyi şaşırttı. Büyükşehirlerin önüne geçen iki Anadolu ili, eğitim süresinde ilk sırayı paylaştı.

Türkiye'nin En Uzun Okuyan İlleri Belli Oldu! Zirvede Sürpriz Var

Zirvede Bayburt ve Karabük

TÜİK verilerine göre muhtemel eğitim süresinin en yüksek olduğu iller 18,6 yılla Bayburt ve Karabük oldu. Bu iki ili 18,4 yılla İstanbul ve 18,3 yılla Tunceli izledi. Uzmanlar, üniversite öğrencisi nüfusunun il nüfusuna oranı yüksek olan küçük illerin bu tür sıralamalarda öne çıktığını hatırlatıyor. Bayburt ve Karabük'teki üniversitelerin öğrenci sayısı, il genelindeki eğitim süresi göstergesini yukarı çekiyor.

En düşük iller

Listenin diğer ucunda ise Güneydoğu illeri yer aldı. Muhtemel eğitim süresinin en düşük olduğu il 13,8 yılla Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa'yı 14,1 yılla Şırnak ve 14,3 yılla Muş izledi. En yüksek ile en düşük il arasındaki fark yaklaşık 5 yıla ulaştı.

Kadınlar daha uzun okuyor

Cinsiyete göre bakıldığında kadınların muhtemel eğitim süresinin erkeklerden daha yüksek olduğu görüldü. Kadınlarda muhtemel eğitim süresi 17,2 yıl, erkeklerde ise 16,3 yıl olarak hesaplandı. Her iki cinsiyette de bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 2,5'lik bir düşüş yaşandı. Kadınlarda en yüksek eğitim süresi Tunceli'de, erkeklerde ise Bayburt'ta görüldü.

Türkiye'nin En Uzun Okuyan İlleri Belli Oldu! Zirvede Sürpriz Var

OECD ortalamasının üzerinde

Türkiye'nin 16,8 yıllık muhtemel eğitim süresi, OECD ortalaması olan 16,6 yılın üzerinde bulunuyor. Bu tabloda son yıllarda yükseköğretime erişimin artması ve zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması etkili oldu. Ancak bu yılki düşüş, eğitim sistemindeki bazı dönüşümlerin ve okullaşma oranlarındaki değişimlerin göstergeyi etkilediğine işaret ediyor.

Muhtemel eğitim süresi ne demek?

Muhtemel eğitim süresi, bugünkü okullaşma oranlarının değişmeyeceği varsayımıyla, ilkokula başlayan bir çocuğun eğitim hayatı boyunca okulda geçirmesi beklenen toplam süreyi ifade ediyor. Bu gösterge, bir ülkenin ya da bölgenin eğitim sisteminin kapsayıcılığını ölçmek için uluslararası karşılaştırmalarda sıkça kullanılıyor. 25 yaş ve üzerindeki nüfusun fiilen tamamladığı eğitim yılını gösteren "ortalama eğitim süresi" ise farklı bir gösterge.

Küçük üniversite şehirleri neden öne çıkıyor?

Bayburt ve Karabük gibi nüfusu görece az olan illerin listenin zirvesine yerleşmesi, üniversitelerin bu şehirler üzerindeki etkisini de gözler önüne seriyor. Üniversite öğrencileri, eğitim gördükleri ilin okullaşma verilerine yansıdığı için küçük nüfuslu üniversite şehirlerinde oran belirgin şekilde yükselebiliyor. Benzer bir durum, öğrenci nüfusunun yoğun olduğu Tunceli için de geçerli. İstanbul ise hem nüfusu hem de çok sayıda üniversitesiyle büyük iller arasında zirveye en yakın şehir oldu.

Aileler için ne anlama geliyor?

Eğitim süresinin uzaması, gençlerin iş hayatına daha geç ama daha nitelikli şekilde girmesi anlamına geliyor. Uzmanlar, yükseköğretime erişimin artmasının olumlu olduğunu, ancak eğitim süresinin yanı sıra eğitimin niteliğinin ve istihdamla uyumunun da takip edilmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle meslek liseleri ve meslek yüksekokullarında sanayiyle iş birliğinin güçlendirilmesi, eğitim süresinin iş hayatına daha verimli yansıması için öneriliyor.

Bölgesel farklar dikkat çekiyor

Sonuçlar, Türkiye'de eğitim süresi açısından bölgeler arasındaki farkın sürdüğünü gösteriyor. Batı ve Karadeniz'deki üniversite şehirleri yüksek değerlerle öne çıkarken, genç nüfusun yoğun olduğu ve okullaşma oranlarının daha düşük seyrettiği Güneydoğu illeri listenin alt sıralarında kalıyor. Eğitimciler, bu farkın kapanması için özellikle okul öncesi ve ortaöğretimde okula devamın artırılmasına yönelik çalışmaların önemine dikkat çekiyor.