Ekim ayıyla birlikte pazar tezgâhlarının en göz alıcı meyvelerinden biri ayva oluyor. Sarı rengi, mis gibi kokusu ve kendine has buruk tadıyla ayva; tatlısı, reçeli, kompostosu ve etli yemekleriyle Türk mutfağının vazgeçilmezleri arasında. Üstelik lezzetinin yanı sıra besin değeriyle de uzmanların sonbaharda sıkça önerdiği meyvelerden biri.
Beslenme uzmanlarına göre ayva; lif, C vitamini, potasyum ve antioksidan bileşikler bakımından zengin. 100 gramında yaklaşık 57 kalori, 1,9 gram lif ve 15 miligram civarında C vitamini bulunuyor. Düşük kalorisi ve yüksek lif oranı sayesinde tok tutan, hafif bir ara öğün seçeneği sunuyor. İşte ayvanın size sevdirecek 6 faydası.
1. Sindirimi destekliyor
Ayvanın en bilinen özelliği lif içeriği. Özellikle kabuğunda ve kabuğa yakın kısmında bulunan pektin adlı çözünür lif, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı oluyor ve bağırsaklardaki faydalı bakteriler için besin görevi görüyor. Uzmanlar, ayvanın mümkünse iyice yıkanıp kabuğuyla tüketilmesini öneriyor.
2. Uzun süre tok tutuyor
Yüksek lif oranı, ayvanın midede daha uzun süre kalmasını sağlıyor. Bu da ani acıkma krizlerinin önüne geçiyor. Kilo kontrolüne dikkat edenler için şekerli atıştırmalıklar yerine fırında pişirilmiş ya da haşlanmış ayva, tatlı ihtiyacını karşılayan pratik bir alternatif olabiliyor.
3. Bağışıklığa C vitamini desteği
Havaların soğumaya başladığı bu dönemde C vitamini ihtiyacı daha çok konuşuluyor. Ayva, günlük C vitamini ihtiyacının bir bölümünü karşılayarak bağışıklık sisteminin normal işleyişine katkı sağlıyor. Meyvede ayrıca A vitamini, B grubu vitaminler, bakır ve demir gibi mineraller de bulunuyor.
4. Antioksidan bakımından zengin
Ayvanın içerdiği polifenoller ve flavonoidler, vücudu serbest radikallerin olumsuz etkilerine karşı korumaya yardımcı olan antioksidan bileşikler arasında yer alıyor. Uzmanlar, farklı renklerdeki sebze ve meyvelerle desteklenen dengeli bir beslenmenin bu açıdan önemli olduğunu vurguluyor.
5. Kalp dostu potasyum içeriyor
Ayva, kan basıncının dengede tutulmasına katkıda bulunan potasyum mineralini içeriyor. Ayrıca çözünür lifin kandaki kolesterol seviyesinin dengelenmesine yardımcı olabildiği biliniyor. Bu nedenle ayva, kalp sağlığını gözeten bir beslenme düzeninde yer alabilecek meyvelerden biri.
6. Kan şekerinde ani dalgalanma yapmıyor
Lif içeriği sayesinde ayvadaki doğal şeker kana daha yavaş karışıyor. Bu da taze ayvanın, kan şekerinde ani yükselmeye yol açan rafine şekerli tatlılara göre daha dengeli bir seçenek olmasını sağlıyor. Ancak uzmanlar, bu avantajın şekerle pişirilen ayva tatlısı ve reçelinde büyük ölçüde kaybolduğunu hatırlatıyor.
Ayva nasıl tüketilmeli?
Çiğ ayvanın sert ve buruk yapısı nedeniyle pek çok kişi onu pişirerek tüketmeyi tercih ediyor. Fırında tarçınla pişirilen ayva, şekersiz komposto ya da etli ayva yemeği, meyvenin besin değerinden yararlanmanın lezzetli yolları arasında. Ayva çekirdeklerinin ise çiğnenmeden, bütün hâlde bırakılması öneriliyor; çekirdeklerin kırılarak tüketilmesi tavsiye edilmiyor.
Ayva seçerken ve saklarken
İyi bir ayvanın kabuğu parlak sarı, lekesiz ve sert olmalı. Kokusu güçlü olan ayvalar genellikle olgunlaşmış oluyor; yeşilimsi ayvalar ise oda sıcaklığında birkaç gün bekletildiğinde sararıp aromasını kazanıyor. Üzerindeki ince tüyler, yıkarken bir bezle hafifçe ovularak kolayca temizleniyor. Olgunlaşan ayvalar buzdolabının sebzeliğinde, diğer meyvelerden ayrı ve tek tek kâğıda sarılarak saklandığında iki üç hafta tazeliğini koruyabiliyor. Güçlü kokusu nedeniyle ayvayı diğer yiyeceklerle aynı kapta bekletmemek gerekiyor.
Kimler dikkat etmeli?
Ayva lif oranı yüksek bir meyve olduğu için bir anda çok fazla tüketildiğinde bazı kişilerde şişkinlik ve kabızlık gibi sindirim şikâyetlerine yol açabiliyor. Günde bir orta boy ayva çoğu yetişkin için yeterli kabul ediliyor. Diyabet, böbrek rahatsızlığı gibi özel durumu olanların ve düzenli ilaç kullananların ise porsiyon konusunda doktor ya da diyetisyenlerine danışması öneriliyor.