Havalar soğudukça sokak köşelerindeki kestane tezgâhlarından yükselen o tanıdık koku da geri geliyor. Kâğıt külahta sıcacık kestane kebap, sonbahar ve kışın en sevilen atıştırmalıklarından biri. Ancak evde fırında kestane pişirmeye çalışanların çoğu aynı sorunla karşılaşıyor: Kabuk bir türlü soyulmuyor, iç zar kestaneye yapışıyor, kimi zaman da kestane fırında patlıyor ya da taş gibi sertleşiyor.
Oysa sokaktakini aratmayan, içi yumuşacık ve kabuğu kolayca ayrılan kestane için yalnızca üç basit kurala dikkat etmek yetiyor: doğru çizik, fırında buhar ve pişer pişmez bezle sarmak.
Malzemeler
- 500 gram kestane
- 1 çay bardağı sıcak su
- Bir tutam tuz (isteğe bağlı, bekletme suyu için)
Birinci sır: Doğru çizik atın
Kestaneleri önce yıkayın ve kurulayın. Keskin, küçük bir bıçakla her kestanenin bombeli yüzüne yatay ya da çarpı şeklinde bir çizik atın. Çizik, kabuğu tamamen kesecek derinlikte olmalı ama kestanenin içine fazla girmemeli. Çizik atılmayan kestane, pişerken içinde oluşan buharın basıncıyla fırında patlayabiliyor. Doğru atılan çizik ise pişme sırasında açılarak kabuğun kolayca ayrılmasını sağlıyor.
Kabuğu daha da kolay soymak isteyenler, çizik attıkları kestaneleri pişirmeden önce 15-20 dakika tuzlu ılık suda bekletebilir. Bu sayede kabuk nem çekerek yumuşuyor.
İkinci sır: Fırında buhar oluşturun
Fırını önceden 200 dereceye ısıtın. Kestaneleri çizik tarafı yukarı gelecek şekilde tepsiye dizin ve her birinin üzerine birkaç damla ya da tepsinin tabanına bir çay bardağı sıcak su gezdirin. Fırında oluşan bu buhar, kestanenin kurumadan pişmesini ve iç zarın kabuktan ayrılmasını sağlıyor. Kestaneleri yaklaşık 25-30 dakika, çizikler iyice açılıp içi altın rengini alana kadar pişirin. Pişirmenin yarısında tepsiyi bir kez sallamak, kestanelerin eşit pişmesine yardımcı oluyor.
Üçüncü sır: Bezle sarın, sıcakken soyun
Kestaneleri fırından çıkarır çıkarmaz temiz bir mutfak bezine sarın ve 5-10 dakika bekletin. Bezin içinde kalan buhar kabuğu yumuşatıyor ve iç zarın kolayca ayrılmasını sağlıyor. Ardından kestaneleri henüz sıcakken soyun. Soğudukça kabuk yeniden sertleşiyor ve iç zar kestaneye yapışıyor; bu yüzden soyma işini bekletmemek gerekiyor.
Sık yapılan hatalar
- Çizik atmamak: Kestane fırında patlayabilir, kabuk soyulmaz.
- Fırını ısıtmadan pişirmek: Kestane yavaş ısındığı için kuruyup sertleşiyor.
- Fazla pişirmek: Süre uzadıkça kestanenin içi kuruyor ve un gibi dağılıyor.
- Soğuduktan sonra soymak: İç zar kestaneye yapışıyor, soymak zorlaşıyor.
İyi kestane nasıl seçilir?
Pişirme ne kadar doğru yapılırsa yapılsın, kestanenin kalitesi sonucu doğrudan etkiliyor. İyi bir kestanenin kabuğu parlak, dolgun ve lekesiz olmalı. Elinize aldığınızda ağır gelen kestaneler taze ve içi dolu demek. Kabuğunda küçük delikler olan kestanelerde kurt bulunabileceği için bunları ayıklayın. Kestaneyi suya attığınızda yüzeye çıkanlar genellikle kurumuş ya da bozulmuş olduğundan bunları da kullanmamak gerekiyor.
Tavada ve haşlama alternatifi
Fırını olmayanlar kestaneyi kalın tabanlı bir tavada da pişirebilir. Çizik atılan kestaneleri tavaya alıp kapağını kapatın, kısık-orta ateşte ara ara sallayarak 20-25 dakika pişirin. Haşlamayı tercih edenler ise kestaneleri kaynar suda 15-20 dakika haşlayıp ardından birkaç dakika fırında ya da tavada kavurarak hem yumuşak hem de hafif kıtır bir sonuç elde edebilir.
Nasıl saklanır?
Çiğ kestaneleri buzdolabının sebzeliğinde, delikli bir poşet içinde bir-iki hafta saklayabilirsiniz. Uzun süre saklamak isteyenler, kabuklarını soyup haşladıkları kestaneleri dondurucuda muhafaza edebilir. Pişmiş kestane ise en lezzetli hâliyle, fırından çıktığı gün tüketiliyor. Artan kestaneleri ertesi gün pilava, tavuk yemeğine ya da sütlü tatlılara ekleyerek değerlendirebilirsiniz. Afiyet olsun.