Havalar serinledi, kışlık kıyafetler dolaplardan çıkmaya başladı. Ancak birçok kişiyi aynı hayal kırıklığı bekliyor: geçen kış severek giyilen kazağın koltuk altları, kolları ve yanları küçük boncuk gibi tüylerle kaplanmış. Tüylenen kazak eskimiş gibi görünse de aslında kumaşın kendisi çoğu zaman sağlam. Doğru yöntemle birkaç dakika içinde ilk günkü görünümüne yaklaştırmak mümkün.
Tüylenme, kumaş lifleri sürtündükçe yüzeyden kopan kısa liflerin birbirine dolanıp küçük topaklar oluşturmasıyla ortaya çıkıyor. Özellikle çanta askısının değdiği omuzlar, kolların iç kısmı ve bel çevresi en çok sürtünen bölgeler olduğu için tüylenme de ilk burada başlıyor.
Jiletle 1 dakikalık temizlik
Evde en hızlı çözümlerden biri yeni ve keskin bir jilet. Kazağı düz ve sert bir zemine, örneğin ütü masasına ya da masaya gerginleştirerek serin. Jileti kumaşa neredeyse paralel tutarak tüylü bölgenin üzerinden aşağı doğru, hiç bastırmadan hafifçe geçirin. Boncuklar jiletin ağzına takılarak kolayca kopuyor.
Bu yöntemde dikkat edilmesi gereken iki nokta var: Jileti asla dik tutmamak ve aynı noktanın üzerinden defalarca geçmemek. Aksi hâlde örgü kesilebilir ya da kumaş incelebilir. İnce ve seyrek örgülü kazaklarda önce görünmeyen bir bölgede, örneğin iç dikiş kenarında deneme yapmak en güvenli yol.
Tüy temizleme makinesi ve rulo
Jiletle uğraşmak istemeyenler için marketlerde ve elektronik mağazalarında satılan pilli ya da şarjlı tüy temizleme makineleri pratik bir seçenek. Makinenin döner bıçakları, koruyucu bir ızgaranın arkasında çalıştığı için kumaşa zarar verme riski daha düşük. Kazağı yine düz bir zemine serip makineyi dairesel hareketlerle, bastırmadan gezdirmek yeterli.
Temizlik bittikten sonra kumaşın üzerinde kalan ince tüyleri almak için yapışkanlı tüy toplama rulosu kullanabilirsiniz. Elinizde rulo yoksa, eline doladığınız geniş koli bandı da aynı işi görüyor.
Tüylenmeyi baştan önleyen 6 yıkama kuralı
Temizlemek mümkün olsa da en iyisi tüylenmeyi hiç başlatmamak. Bunun yolu ise büyük ölçüde yıkama alışkanlıklarından geçiyor:
- Ters çevirin: Kazağı makineye atmadan önce tersini çevirmek, dış yüzeyin diğer çamaşırlarla ve tamburla sürtünmesini azaltıyor.
- Doğru programı seçin: Çamaşır makinesinde "yünlü" ya da "hassas/nazik" programı tercih edin. Bu programlar daha az devir ve daha yumuşak hareketle çalışıyor.
- Soğuk su kullanın: Yüksek sıcaklık lifleri zayıflatıyor. Kazaklar için soğuk ya da en fazla 30 derecelik su yeterli.
- Makineyi doldurmayın: Tamburu tıka basa doldurmak sürtünmeyi artırıyor. Kazakları ayrı ya da az sayıda çamaşırla yıkayın.
- Çamaşır filesi kullanın: Kazağı bir yıkama filesine koymak, diğer giysilerin fermuar ve düğmeleriyle temasını engelliyor.
- Sık yıkamayın: Her yıkama lif bağlarını biraz daha yıpratıyor. Kazakları gerçekten gerektiğinde yıkayın, aradaki günlerde havalandırmak çoğu zaman yeterli.
Hangi kazaklar daha çabuk tüylenir?
Tüylenme en çok kısa lifli ve karışım ipliklerden üretilen kazaklarda görülüyor. Akrilik, polyester karışımlı ve gevşek örgülü modeller, yoğun ve sıkı örülmüş yün ya da pamuklu kazaklara göre çok daha çabuk boncuklanıyor. Kazak alırken etiketteki içerik bilgisine bakmak ve örgünün sıklığını elle kontrol etmek, uzun süre yeni gibi kalacak bir ürün seçmenize yardımcı oluyor.
Kurutma ve saklamada nelere dikkat edilmeli?
Yıkamadan sonra kazakları kurutma makinesine atmak yerine düz bir yüzeye sererek kurutmak hem tüylenmeyi hem de çekmeyi önlüyor. Askıya asılan ıslak kazak kendi ağırlığıyla uzayıp biçimini kaybedebiliyor. Kumaş yumuşatıcı kullanmak da liflerin birbirine sürtünmesini azaltarak tüylenmeyi geciktiriyor.
Giyerken de küçük önlemler fark yaratıyor: Kazağın üzerinde sürekli omuz çantası taşımak ya da pürüzlü montların altında giymek sürtünmeyi artırıyor. Özellikle akrilik ve karışım iplikli kazaklar yün ve pamuklu olanlara göre daha kolay tüylendiği için bu tür ürünlerde yukarıdaki kurallara daha sıkı uymak gerekiyor. Böylece en sevdiğiniz kazak kış boyunca yeni gibi kalabiliyor.